12 10 2011

Dert Ehli

Dert Ehli |  görsel 1

    Libâs-ı aşk derd ehline pîrâhendür âteşden Derûn-ı ehl-i derdün var kıyâs it niçedür nâr -Mostarlı Ziyaî- [Dert sahipleri, aşk elbisesi olarak ateşten bir gömlek giydiklerine göre, onların gönüllerinin derununda nasıl bir ateş yandığını varın hesap edin]  Devamı

12 10 2011

Sabret ki herşey gönlünce olsun...

Sabret ki herşey gönlünce olsun... |  görsel 1

    MEVLANA der ki; Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme… Sen dağları seyret… Yenik düşüyorsan özlemlerine, Aldırma, Kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset… Işıklar sönmüşse ve karanlıksa ona da aldırma, Ay ışığını seyret.. SABRET… Sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun…. Sabret ki herşey gönlünce olsun….  Devamı

01 03 2011

VAZİFE

Allah-ü Taala’ya ve Hz. Rasulallah’a iman eden şu üç şeyi yapmakla vazifelidir: 1- Allah’ın emirlerini tutmak.... 2- Yasak ettiği şeyleri yapmamak... 3- Kimsenin elindekine göz dikmemek, doğru çalışmak, haline razı olmak.... İnsan, hayatı boyunca, emir, yasak ve kader çizgisi içindedir. Hiçbir zaman bunların dışına çıkamaz. Dışını Hakkın emirlerine uydurduktan sonra, iç alemi için 3 vazife başlar: 1- İnsan öz varlığı olan kalbine, iç alemine dönmeli... 2- Ruh, iyilik taraftarı olarak, kötülüğe meyilli duran nefsini muhasebe etmeli... 3- Böylece bütün gidişatını, yolunu Allah yolunun hakiki yolcularına uydurmalıdır...   Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler) Devamı

14 09 2010

Terzi Baba

Terzi Baba, hem dikiş diker hem de dili ve kalbi ile Allahü teâlâyı anardı. Dükkânında dikiş dikerken, her iğneyi kumaşa geçirip çıkarışta dili ve kalbi ile Allahü teâlânın ism-i şerîfini söylerdi. Halîm selîm, mütevâzî bir zât idi. Kimsenin hâlini bilmesini istemezdi. Fakirleri çok sever ve bu sevgisini açıkça belli ederdi. Bir gün Erzincan'a seyyah fakirlerden birisi geldi. Üzerindeki palto çok eski olduğu gibi, ele alınmayacak kadar kirli idi. Bu zât paltosunu diktirmek için şehirdeki terzileri tek tek gezdi. Fakat mürâcaat ettiği bütün terziler onun elbisesini dikmek değil, el sürmekten bile çekindiler. Terziler o fakir zâta alay yollu; "Şurada Terzi Baba var. Ona götür, o diker." dediler. Zavallı fakir zât, Terzi Baba'yı buldu. İstediğini anlattı. Terzi Baba'dan, red yerine hüsn-i kabûl gördü. Terzi Baba ona; "Paltonu bırak, inşâallah yarına hazırlarım." dedi. Terzi Baba paltoyu alıp, güzelce yıkadı, kuruttu ve dikti. Ertesi gün o fakire elbisesini teslim etti. Bütün bu yaptıklarının karşılığında ücret almadı. O fakir zât paltosunu temizlenmiş, dikilmiş görünce çok memnun oldu. Terzi Baba'ya nazar edip, Allahü teâlânın sevdiklerinin sohbetine kavuşması için kalben duâ etti. Bu günlerde Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, halîfelerinden Abdullah Mekkî Efendiyi Anadolu'ya göndermişti. Abdullah Mekkî Efendi, Erzurum'a uğramış, sonra Erzincan taraflarına yönelmişti. Erzincan'a yaklaşınca, yanındaki arkadaşlarına; "Hocamızın bize târif eylediği memleket, Allah bilir ya burasıdır. Burada bir zâtın bizde emâneti ... Devamı

18 03 2010

Kurbanım

Yar adıyla başlayayım sözüme Gülsüz bağda bülbül ötmez kurbanım Sözü önce söyleyeyim özüme Yoksa kalpten kalbe gitmez kurbanım Sen senin olmazsan tüm dertler biter Varını yokunu mürşidine ver Ustanın elinde kütük ol yeter Teslim olan zarar etmez kurbanım Güvenme kendine ben oldum diye Pişenler hamım der, bir düşün niye Tövbe lazım ettiğimiz tövbeye Bir tövbeyle bu iş bitmez kurbanım İltifat beklemek kırılmak nedir O kapıdan kovsa sen bacadan gir Ha sevmiş ha dövmüş ikisi de bir Sevmese kaşını çatmaz kurbanım Çalış nasibini al dünyadan yana Ama sanma dünya yar olur sana Ahiret parası lazım insana Güneş hep batıdan batmaz kurbanım Hizmet yoksa himmet olmaz bu kesin Hem hizmet nimettir böyle bilesin Gayret et gönle gir �benimdir� desin Sultan kölesini atmaz kurbanım Yap dediğini yap emrine göre Bu iş bensiz olmaz deme boş yere O eli tutmuşsa insan bir kere Nefsini hesaba katmaz kurbanım Cahiller ağzını açınca ben der Ben deyip yol alan var mı hiç göster Eli hep güzel gör kendini hep yer Tezek su dibine batmaz kurbanım Günahtı sevaptı bunlar boş hesap Her neyi yaparsan Allah için yap Avamın işidir bu hesap kitap Aşıklar kar zarar gütmez kurbanım Dua kabul, niye sıddıkın ahı Ne dedi hızıra nakşibend şahı Hatırla idrak et anla bu rahı Ben sadıkım demek yetmez kurbanım Sadakat ne derse doğru demekmiş Onsuz doğrulara eğri demekmiş Sadakat sıddıkın bağrı demekmiş Ciğer yanar duman tütmez kurbanım Er olmak isteyen serinden geçer Bir saki elinden badeyi içer Seç deseler yarin zehrini seçer Ağyarın balını tatmaz kurbanım Sözün özü derdi minnet bil cana Yare can ver ki can yar... Devamı

07 02 2010

Bir gönül mü kırdın; ağla!

Bir gönül mü kırdın; ağlamalısın. Hele özür dilemesini bilmiyorsan; senden dost olmaz, senden yârân olmaz ya incittiğin, kırdığın gönlü Allah seviyorsa, Resulullah (sav) seviyorsa, hatta arz-ü semâ dahi seviyorsa… Nerden bileceksin,bilmiyorsun.. Bilseydin ödün kopardı dokunmaktan!.. »Her varlığı yalnızca Allah’tan ötürü sevmek ve övmek gerektiğini asla unutmamalısın... Allah seni mahlukattan uzaklaştırdığı zaman bilki sana kendi dostluğunun kapısını açmak istiyordur.« Ataullah İskenderani Devamı

07 02 2010

İŞTE HAYAT BU KADAR KISAYDI…

Artık nefes alırken yoruluyorum Yaşamak bir heyecandı eskiden; Şimdilerde ise çile gibi geliyor bana Aynaya bakmaya korkuyorum Korktuğum yüzümdeki çirkinlik değil; Yılların getirmiş olduğu bitkinlik, Yorgunluk… Ve beni eski halime yabancılaştıran bu yeni hal… Dönüp baktığımda geriye, Maziden kalan en güzel hatıralar çıkarken bir bir karşıma; Bu yorgun bakışlarımı sorguluyorum Önceleri heyecandan titrerdi ellerim; şimdi ise yaşlılıktan… Düşünmezdim o zamanlar, o güzel günlerimin, o heyecan dolu yıllarımın, o güzelim gözlerimin, ellerimin, o kızıl saçlarımın ihtiyarlaşıp yerini şu son haline bırakacağını… Oysa şimdi korkuyorum düşündükçe o cesur yürekli günlerimi… Gittikçe yavaşlayan nabzım ve nefes almanın zorluğu ölümü hatırlatıyor bana Ölümden de korkulur muymuş, Rabbe giden yolculukta? Oysa gençliğime baktığımda, hatırlamazdım ölüme bu kadar yakın olacağımı O isyankâr halim, dünyaya hükmeden tavrım, bana geçen yılları göstermiyordu Daha çok, daha da çok yaşayıp günümü gün etmek, yarınlar kaygısı olmadan ânlara takılıp boş ve anlamsız geçen o gençlik günlerimin hesabını vereceğimi bilmiyordum Yarınlar yoktu benim hayatımda… Gelecek diye bir şey yoktu… Ve geçmişimi sorgulamadığım gibi, nereden geldiğimi bilmediğim gibi, nereye varacağımı da bilmiyordum Bu dünyanın hevâsına takılıp kalmış, geçen ömrümün, yıpranan, biten bedenimin ve acı çeken ruhumun inleyişlerine bir mâna katmayacak kadar, yaşamak sadece nefes almaktı Oysa yaşamak nefes almaktan ibaret değildi Bu yorgun hayat çabuk bıktırmıştı beni Artık sabah olmalıydı Karanlık geceler yerini aydınlık g&... Devamı

04 01 2010

Rüzgar

  Bir rüzgâr eser, bütün karton kuleler devrilir... Bir kar fırtınası yıkar hayallerini... Geceyi ararsın, sığınmak için... Ama gün, her gün doğar yeniden... ••• Aradıklarınla, beklediklerinle, sevdiklerinle... Ve yürüdüğün yoldaki ayak izlerinle... Hikâyen yazılır, farkında olmasan da... Hikâyen bittiğinde... Değiştirmek için silgi, kalem... Ve bir nefes zaman... Bulamazsın! Bir rüzgâr eser, bütün karton kuleler devrilir... Bir kar fırtınası yıkar hayallerini... Geceyi ararsın, sığınmak için... Ama gün, her gün doğar yeniden... ••• Aradıklarınla, beklediklerinle, sevdiklerinle... Ve yürüdüğün yoldaki ayak izlerinle... Hikâyen yazılır, farkında olmasan da... Hikâyen bittiğinde... Değiştirmek için silgi, kalem... Ve bir nefes zaman... Bulamazsın!    Zafer dergisinden ... Devamı

08 12 2009

Allah’ı Unutunca

Mehmet ILDIRAR • 130. Sayı / DİĞER YAZILARSEMERKAND DERGİSİAllah Tealâ buyuruyor: “Ey iman edenler, Allah’tan sakının; herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan sakının, çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir. Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir.” (Haşr, 18-20)Ayetin tefsirinde, “Allah’tan sakının” ifadesiyle buyuruluyor ki: Her türlü kötü işten, cürümden, günahtan, Allah’tan korkarak uzak durun. İsyanı, O’na karşı gelmeyi bırakıp itaat edin. Şükrederek nankörlüğü terkedin. Zikrederek, O’nu hep hatırda tutarak da gafletten sakının buyuruluyor. “Herkes yarına ne hazırladığına baksın.” ifadesi de şöyle açıklanıyor: Nefs yarın hangi amelleri işleyeceğine bir baksın. Çünkü bu dünyada yaptığı her işin karşılığı kıyamet gününde kesinlikle verilecektir. Öyle ise akıllı olan baksın da Efendimiz s.a.v.’in şu mübarek sözlerindeki iki sonuçtan hangisini seçeceğini iyi tayin etsin: “Akıllı olan nefsine hakim olur. Ahmak ise nefsinin kötü isteklerine uyandır.” Kötü işler yapıp da ‘Allah beni affeder’ demek ahmaklıktır. Şu halde Hak yolcusunda bulunması gereken özellik, Allah’tan korkmak, haramlardan sakınmak, Allah’ın emirlerine sımsıkı sarılmak, hayırlarla dolu bir hayat yaşamak gerektiğini bilmektir.“Muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” ayet-i celilesi bize, görünür çirkin işleri terk etmenin yanı sıra kalbimizdeki, nefsimizdeki, kimsenin görmediği ve bilmediği iyi olmayan duyguları dahi terketmemiz gerektiğini bildiriyor. Allah Tealâ bunlardan da haberdardır. Şüphesiz insanın iç dünyasının, düşünce ve duygularının çirkinliklerden uzak olması, bunlardan tamamen temiz, arı olması zordur. Fakat mümkündür. Tasavvuf, bunun gerçekleşmesini sağlayan bir yoldur. Bir sofi veya derviş, tasavvuf usulleriyle çalışıp bu kötü duygu ve düşüncelerden temizlenmeyi gaye edinir. Yani sofi olan yalnızca dışını d... Devamı

14 10 2009

Lale

'lâle gibi ol ki, halinden sadece yâr haberdar olsun..' Devamı

14 10 2009

Dost Gülü

Şu ellerin taşı hiç bana değmez...illa dostun gülü yareler beni... Devamı

14 10 2009

Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma.

Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile sonunda "O" kimsenin bilmediği patikalar açar. Sen şu an göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.Şükret ! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır.Sufi; dilediği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir. ~ Tebrizli Şems ~ Devamı

14 10 2009

Hayat

Hayatın manası budur : Hicranla karışık vuslat;  heyecanla karışık sukunet,  gizlilikle karışık aşikarlık...  Kenan Rifai Devamı

13 08 2009

Mağra İnler ,Dost Alır Onlardan Tat

Yem konulmuş bin çukur açmış ağız,Yem arar aç gözlü gafil kuşlarız.Cümlemiz olsak da anka adlı kuşYok tuzaklardan bizim çin kurtuluş.Ey tuzaktan kurtaran AllahımızYükselir her bir tuzaktan ahımız.Önce buğday topladık ambarlaraBaktık ambarlar boşalmış bir ara.Buğday eksik hilesinden fareninLakin idrak etmeyiz eksik niçinFare her gün durmadan deldikçe kapHilesinden oldu ambarlar harap.Önce kurtul hilesinden fareninGayret et dolsun boşalmış mahzenin.Bak ne der peygamber, agah ol biraz,İç huzursuz olsa ek****** namaz.Fare yok ambarda zannından sakınNerde kırk yıllık ibadet buğdayın.Toplanıp bir bir ibadet tanesiAmbarın dolmaz niçin her hanesi?Sıçratır çakmak ateş yıldızlarıBir gönüldür çekmiş almış bunları.Sinsi hain bir karanlık hırsızıSöndürür parmak basıp her yıldızı.Kastı bundan, alem aydınlanmasınBir ışık alemde asla yanmasın.Rabbim versin yardımın birdenbireBin tuzak kar etmez artık bizlere.Yardımın olmazsa, bizlerden uzakKorkumuz yok, her yer olsun bir tuzak.Ten tuzaktır, ruhumuz av, böyleceRuhu Rabbim kurtarırsın her gece.Ayrılıp ruhlar kafesten böyleceKurtulup serbest olurlar her gece.Sanki yok mahkuma zindan uykuda,Saltanatsız sanki sultan, uykuda.Yok uyurken kar ziyan endişesi,Yok falan yahut filan endişesi.Uykusuz olsun veyahut uykulu,Böyledir hep rabbin arif bir kulu.Dünyevi işlerde arif uykuda,Bir kalem arif, ve bir katip Hüda.Göz arar görmezse şayet katibi,Zanneder bizzat kalem yazmış gibi.Halka arif hali sunmuşken HüdaGör ki ancak zevk için halk uykuda.Bir uzak sahraya gitmiş canları,Dinlenir ruhuyla birlik tenleri.Bir tuzak kurmuşsun ey rabbim yineRuh ararken yem, girer tekrar tene.Her sabah derken ışıklar merhaba,Çırpınır arz adlı altun akbaba.Emreder Rab her sabah candan öte,Ruh akar can aleminden surete.Ruha ten isminde gömlek giydirir,Cisme r... Devamı